| *(Grafik çizimi şahsıma aittir, izinsiz kullanılamaz) |
"Gecekondularda hava bulanık puslu *Ahmed Arif*(Fotoğraflar şahsıma aittir, izinsiz kullanılamaz) |
Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya onlardan birindeyim Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum... Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan... Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum. Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil!... *Ahmet Telli *(Fotoğraflar şahsıma aittir, izinsiz kullanılamaz) |
Bizler, eğitimciler olarak, eğitimin hak olduğuna inanıyoruz. Eğitim herkes için bir haktır ve parasız olmalıdır!*(Fotoğraflar şahsıma aittir, izinsiz kullanılamaz) |
8 M a r t E m e k ç i K a d ı n l a r G ü n ü *Adnan Yücel *(Fotoğraflar şahsıma aittir, izinsiz kullanılamaz) |
"Boynu bükük duruyorsam eğer *Edip Cansever*(Fotoğraflar şahsıma aittir, izinsiz kullanılamaz) |
H a y a t t e m s i l i d i r b u r a l a r d a...Görülmek, bilinmek, dokunulmak istenmeyen çok şey vardır. B o l t u z l u, b o l a c ı l ı, b o l s ö m ü r ü, *Sema Sağnak, Diyarbakır, Suriçi- 2003 *(Fotoğraflar ve yazı şahsıma aittir, izinsiz kullanılamaz) |
"geçtim...“iyiyim, sağol, sen nasılsın”lı merhabalardan; ağır ağır yayılan çöp kokularından, farlarını kapamayı unutmuş taşıtlardan, feodal şatolardan ve yasalara yelkovanlık yapıp, kendinin saniyesi bile olamayanlardan! hızla kirlenen bir dünyadan hızla geçtim... --- "Yaşam yanılmanın, insanlar yanıltmanın ustası oldukça, yine yeni düşler deniyor ve deneniyorlar…İşte her düşün peşine bir şarkıyı takıyorlar. Düş gidiyor, peşisıra şarkı da…Birde(n) paramparça oluşunu görüyorlar düşlerin.Her düşle bir şarkıyı yakıyorlar… Şarkılar yakıyorlar, şarkılar yakıyorlar; şarkılar onları yakıyor sonra. /İnsan, insanın diyalektiğine tükürüyor; insanı yakıyorlar!/ " *Yılmaz Odabaşı*(Fotoğraflar şahsıma aittir, izinsiz kullanılamaz) |
"Kentin varoşlarından gelen yoksul çocuklarına *Bertolt Brecht*(Fotoğraflar şahsıma aittir, izinsiz kullanılamaz) |
| Ellerinize ve Yalana Dair... Bütün taşlar gibi vekarlı, hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli, bütün yük hayvanları gibi battal, ağır ve aç çocukların dargın yüzlerine benziyen elleriniz. Arılar gibi hünerli hafif, sütlü memeler gibi yüklü, tabiat gibi cesur ve dost yumuşaklıklarını haşin derilerinin altında gizliyen elleriniz. Bu dünya öküzün boynuzunda değil, bu dünya ellerinizin üstünde duruyor. Ve insanlar, ah, benim insanlarım, yalanla besliyorlar sizi, halbuki açsınız, etle, ekmekle beslenmeğe muhtaçsınız. Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya, göçü-p gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan. İnsanlar, ah, benim insanlarım, hele Asyadakiler, Afrikadakiler, Yakın Doğu, Orta Doğu, Pasifik Adaları ve benim memleketlilerim, yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu, elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız, elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz. İnsanlarım, ah, benim insanlarım, Avrupalım, Amerikalım benim, uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi, ellerin gibi tez kandırılır, kolay atlatılırsın... İnsanlarım, ah, benim insanlarım, antenler yalan söylüyorsa, yalan söylüyorsa rotatifler, kitaplar yalan söylüyorsa, duvarda afiş, sütunda ilan yalan söylüyorsa, beyaz perdede yalan söylüyorsa çı-plak baldırları kızların, dua yalan söylüyorsa, ninni yalan söylüyorsa, rüya yalan söylüyorsa, meyhanede keman çalan yalan söylüyorsa, yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ayışığı, ses yalan söylüyorsa, söz yalan söylüyorsa, ellerinizden başka herşey herkes yalan söylüyorsa, elleriniz balçık gibi itaatli, elleriniz karanlık gibi kör, elleriniz çoban kö-pekleri gibi aptal olsun, elleriniz isyan etmesin diyedir. Ve zaten bu kadar az misafir kaldığımız bu ölümlü, bu yaşanası dünyada bu bezirgan saltanatı, bu zulüm bitmesin diyedir... * Nazım Hikmet *(Fotoğraflar şahsıma aittir, izinsiz kullanılamaz) |
| *Fotoğraflar şahsıma aittir, izinsiz kullanılamaz.. |
| Deviantart üyelerine ait, favori fotoğraflar.. |

H a y a t B i r
T i y a t r o- S a h n e s i d i r . .
İ n s a n l a r D a U s t a B i r O y u n c u,
C a n ı n ı z ı A c ı t a n . . .
Başkaldırının coşkusu işlediğinde bir kez ruhuna, ellerinden tutan da olmaz! Çünkü yalnızsındır ve “yalnızlaştırılanlardansın”dır, istemesen de..
ANKARA, Turkey
"Birbirimizi anlamamız için, aynı dili konuşmamıza gerek yok; ezildikten sonra, hepimiz aynı şarabız..!" -Kazım Koyuncu
[link]